Ayhan Yörük’ün eşi Filiz Hanım ve oğlu Bahadır ile katıldığı programa, biz de Ayşen’le Villakent’ten komşularımız Derya ve Yıldırım çiftini davet ettik. Böylece toplam 7 kişi, Ayhan’ın “Mega” otomobili” Hundai Starex ile Cumartesi öğlen yola çıktık. İlk durağımız, kuşkusuz Ayhan’in önerisiyle, Aydın’daki tarihi Hacıoğulları Kebapçı işletmesi oldu. Bu günlerde kendilerine “1878 Kebapçısı” ismini vermiş olan müessese, Aydın merkezinde kendi otantik havasında iki katlı küçük ahşap bir yapıda faaliyet yapıyor. Siparişlerimizi verdikten sonra üst kattaki orjinal mekanın fotoğraflarını çektik. Özel kebabı ve kabak tatlısını yedikten sonra keyifle yolculuğumuza devam ettik.
Aydın’ın Denizli çıkışından kuzey istikametinde virajlı asfalt bir yoldan yükselerek Aydın’a 19 km mesafedeki Paşayaylası oteline ulaştık. Zirve Dağcılık üyeleri bir midibüs katılımcısıyla bizden önce gelmişler ve kamp yapacaklar çadırlarını kurmaya başlamışlardı bile; biz de otele yerleştik.
Paşayaylası Oteli’ni Aydın Belediyesi işletiyor. Küçük ve çok şirin bir otel. Kaloriferli, sıcak sulu, TV ve mini barlı odaları ile 1200 metre yükseklikte konforlu sayılabilecek bir otel. Lokantası, oyun odası ve çevre düzenlemesi özenle yapılmış.
Zirvedeki gözetleme kulesi otelden çok net gözüküyor. Otele yerleştikten sonra güneş batıncaya kadar çevrede gezintiler yaptık. Her yer ormanlık ve bulunduğumuz platoda çeşitli ağaçlar var. Özellikle sıralar halinde dikilmiş cevizler gördük. Çok aşağılarda devam eden orman örtüsü ötesinde uzaklardan Aydın şehri seçiliyor.
Gece otel lokantasındaki akşam yemeği kısa bir süre sonra bir yılbaşı eğlencesi havasına dönüştü. Grubun gitarcısı Sezer’den sonra mikrofona el koyan İsmail özellikle Cem Karaca yorumlarında harikaydı. Son olarak Zirve Dağcılık etkinliklerinden seçilmiş videolar izlendi.
Ertesi sabah kahvaltıdan sonra Rehberimiz Hümeyra liderliğinde, 1641 metre yüksekliğindeki zirveye ulaşmak üzere yürüyüş başladı. Hafif rüzgarlı, sisli serince bir hava var. Yoldan zirve yükseltisini dolanarak ve yavaş yavaş yükselerek ilerliyoruz. Otelin birkaç km yukarısındaki Paşayaylası Konutlarına kadar yol asfalt. Daha sonra zirveye kadar devam eden toprak yolun zemini oldukça düzgün. Yolun iki tarafındaki çam ormanı arasından çevredeki dağ manzaralarını seyrederek yürüyoruz. Sis zaman zaman görüşü kapatıyor ama rüzgarın etkisiyle manzara tekrar açılıyor. 1500 metrelerden sonra çamlar azaldı ve dağ ardıç ormanına dönüştü. Rahberimiz ekibin kondisyonunu bilemediğinden olacak 3,5 saatte zirveye varabileceğimizi tahmin etmesine karşın 2 saat sonra kulenin dibine varmıştık.
Zirveden aşağılardaki manzaralar Kaçkarları hatırlatacak kadar güzel. Kuvvetli rüzgarın etkisi ile dağın yamaçlarından çevredeki zirve konilerine hareketlenen sis bulutları çok güzel manzaralar yaratıyordu. Arada sis dağılınca Otel ve sol taraftaki Paşayaylası Konutları sis çerçevesinde güzel dağ tabloları olabilecek manzaralar fotoğraflamamızı sağladı.
Rüzgar oldukça sert estiğinden zirvede fazla oyalanmadık. Zirve altında nispeten az rüzgar alan bir kuytuda mola verdik ve bir süre dinlenip birşeyler atıştırdık. Bir ateş etrafında toparlanan grup elemanları, çantalarında getirdikleri yiyecekleri paylaştılar.
Moladan sonra gene yoldan inişe geçtik. Zaman zaman sis içinden yürüdük ve fazla zorlanmadan otele ulaştık. Toparlanıp Zirve Dağcılık elemanlarıyla vedalaştıktan sonra Starex’e yerleştik. Ayhan aracını hareket ettirdikten sonra panceresini açıp son noktayı koydu, bizlere el sallayan gruba seslendi: İyi Seneler.
Bu etkinlikte çektiğim fotoğraflardan seçtiklerimi izleyebilirsiniz.
Not: Aşağıdaki fotoğrafları, herhangi birine tıklayıp, açılan penceredeki veya klavyeniz üzerindeki ok işaretleri yönünde izleyebilirsiniz.