
Bugün Salt Lake City’de güzel bir havanın hakim olacağını öğrenince Ayşen, Cem, Masha ve henüz 4 buçuk aylık torunumuz Maya ile birlikte dağa gitmeye karar verdik! Acele hazırlandık ve Snowbird’e gitmek üzere yola çıktık. Salt Lake City’nin güz renklerine bürünmüş dağlarını seyrederek saat 15 gibi Snaowbird tesislerinde bir otoparka geldik.
Bugün hepimiz yeni satın aldığımız Salewa marka dağ ayakkabılarımızı deneyeceğiz ve Maya’yı başlangıçta yoruluncaya kadar Masha taşıyacak. Bir plan ve amaçla yola çıkmadık, yürüyebildikleri kadar hiking yapacağız. Bu noktada ben de merak ediyordum, neticede toplam 6 km kadar yürüdüğümüzü hesapladım.
Otoparktan ayrılıp dağa tırmanmaya başlamadan önce bölgenin ortasında yer alan muhteşem Cliff Otel’e uğradık. Daha sonra elimizdeki haritada Creek Road denilen yoldan ilerleyerek Dick Bass Highway dedikleri patikaya geldik. Yukarıya oldukça dik olarak başlayan bu yürüyüş patikasının hemen başında dağ bisikleti için ayrı bir patika yapılmış.
Bu güzel sonbahar gününü dağda yaşamaya karar vermiş çoluk çocuk birçok kişi, biz tırmanışa başlarken etkinliklerini bitirmişler dönüyorlardı bile. Buna rağmen yürüyüş boyunca tek veye gruplar halinde birçok kişi ile karşılaştık. Hatta tek başına yürüyen bir bayan bizim topluca fotoğrafımızı çekmeyi teklif etti. İşte dağcılar bu kadar ince düşünceli olabiliyorlar diye düşünmekten alamadık kendimizi..
Tepemizden sık sık geçen teleferikler uzun çamların tepesinden yukarılardaki tesislere yükselirlerken biz de patikada tırmanmaya devam ettik. Ancak hemen hemen yarım saat sonra Maya’nın doyurulması gerekti! Sonra tekrar yürüdük ve 8645 feet yükseklikteki kavşaktan Rothman Way patikasına girdik. Patika diye ifade ettiğim bu yollar, bizim patikalarla mukayese edilince adeta cadde genişliğindeler!
Bir süre sonra gene mola ihtiyacı ifade edilince artık Maya’yı taşıma sırasının bana geldiğini kesinlikle anladım. Böylece daha hızlı yol alarak yüksek çamların arasından oldukça uzun bir süre patikada ilerledik. Sonunda bir meydana ulaştık; sağ yukarımızdaki doruk gelin diye bize sesleniyordu adeta ama bunu sadece ben duyabiliyordum!
Yüksekçe bir direğe monte edilmiş bölge haritasından bulunduğumuz açıklığın birçok patikanın kesim noktası olduğunu anladık. Burada biraz nefeslenip bundan sonra daha ne kadar yükselebileceğimize karar vermek üzere tartıştık. Sonuçta akşamın yaklaşmakta olduğunu hesaplıyarak ve bebeğin de üşümemesini gerektiğini düşünerek Peruvian Guch olarak ifade edilen patikadan dönüşe geçtik. Sol aşağımızdaki Snowbird tesislerini ve vadinin her iki tarafındaki dağları izleyerek en aşağılara kadar indik. Black Jack olarak adlandırılmış bölgede asfalta ulaşınca sola aşağıya doğru hızla devam ederek sonunda aracımıza ulaştık. İşte tam bu noktada. yol boyu çoğunlukla uyuyan Maya gözlerini açtı.
Dönüş yolunda gün batarken akşam ışıklarıyla kararan dağların arasından şehre ulaştık. Kendi çapımızda güzel bir etkinlik yapmanın keyfiyle, ve sadece Maya’nın altını değiştirme mızırdanmalarına katlanarak eve kadar devam ettik.
Bu güzel etkinlikte çektiğim fotoğraflardan seçtiklerimden hazırladığım albümü aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.
Not: Aşağıdaki fotoğrafları, herhangi birine tıklayıp, açılan penceredeki veya klavyeniz üzerindeki ok işaretleri yönünde izleyebilirsiniz.
Şinasi Hocam,
Her hafta Cem’i böyle yürütürsen zayıflar; Aman ha.. 🙂
Keşke yürütebilsek. Masha’nın lezzetli yemeklerini fazla kaçırmamak mümkün değil. Geriye egzersiz kalıyor. Şimdi bir de dicital piyano aldı, bilgisayarın başından kalkınca, piyanoya geçiyor!